Çelik Sektörü Son 5 Yılda Krizi Fırsata Dönüştürmüştür

22.04.2013

19 Nisan 2013 tarihinde İstanbul’da yapılan Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Olağan Genel Kurul toplantısında Sayın Bayram Yusuf Aslan’dan sonra bir genel kurul üyelerine hitaben bir konuşma yaşan Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sayın Halil Şahin, 26 Nisan 2010 tarihinde gerçekleştirilen son Genel Kurul’dan bu yana, çelik sektörümüzün ham çelik üretim kapasitesinin 11 milyon ton artış göstererek, 49 milyon tona ulaştığını vurguladı. 2008 global finans krizi öncesinde ve kriz esnasında sürdürülen çalışmalar neticesinde devreye giren kapasitelerin, sektörün krizi büyüyerek atlatmasına imkân sağlamasından memnuniyet duyduklarını, 2009 yılındaki seviyesine kıyasla, kapasitesini % 28 oranında artırması, üretimini % 42 oranında yükselterek, 25 milyon tondan, 36 milyon tona çıkarması, sektörün krizi fırsata dönüştürme becerisini göstermesi açısından önem taşıdığını belirten Şahin, aynı dönemde, toplam demir çelik ürünleri ihracatımızın, % 40’ın üzerinde artışla, 12 milyar dolardan 17 milyar dolara, birim ihracat değerimizin ise, 2009 yılındaki 641 $ seviyesinden, 845 $ seviyesine çıkmasının, sektörümüzde sadece nitelik açısından değil, nicelik açısından da bir gelişme içerisinde olduğunu ortaya koyduğunu söyledi.

Hedeflere Ulaşılabilmesi İçin Suni Yükler Kaldırılmalı

Sektörün son yıllarda gösterdiği performansın, 2023 yılı hedefleri açısından da umut verici olduğunu belirten Şahin, ülke olarak 500 milyar dolar tutarında ihracatın hedeflendiği 2023 yılı için temel hedefleri arasında,

  • Çelik ihracat değerinin 55 milyar dolar seviyesine ulaşması,
  • İhracatımızın dünya pazarlarındaki payının, % 2.8 seviyesinden % 4’ün üzerine çıkartılması,
  • 2012 yılı itibariyle 49 milyon ton seviyesinde bulunan çelik sektörümüzün üretim kapasitesinin, 2023 yılında 85 milyon tona yükseltilmesi,
  • Üretimimizin 70 milyon tona ulaşması,
  • Mevcut durum itibariyle, dünyanın en büyük 10’uncu çelik üreticisi olan Türkiye’nin, 2023 yılında 7’nci sıraya yükselmesi ve Almanya’yı da geride bırakarak, Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi konumunu elde etmesi,
  • Yeni yatırımlarla birlikte, uzun ürünlerin yanında, yassı, vasıflı, yapısal ve paslanmaz çelikte de net ihracatçı konumuna ulaşılması

gibi konuların yer aldığını söyledi.

Bu hedeflere ulaşırken, hem üretim miktar ve çeşitliliği ile ihracatı arttırmalarının hem de yeni pazarlar bulmalarının gerektiğini, 2008 yılı sonrasındaki dönemde global piyasalarda yaşanan durgunluğa rağmen, sektörün ihracatını arttırmaya devam edebilmesinin de, alternatif ihraç pazarlarına yönelebilme becerisini ortaya koyduğunu ifade eden Şahin, “2013 yılının ilk aylarında, üretimin düşmesi, ihracatın sabit kalması ve ithalatın yüksek bir oranda artması şeklinde kendini gösteren yavaşlamanın, geçici olacağını düşünüyoruz. Bu yavaşlamanın süratle sona erdirilerek, üretim ve ihracatta yeniden hızlı büyümeye devam edebilmek için, üzerimize düşeni yapma gayreti içerisindeyiz. Hükümetin de sektörün üzerindeki suni yüklerin kaldırılması yolu ile bu konudaki çabalarımıza destek vermesini bekliyoruz. Sektörümüzün devlet yardımlarından yararlanamadığı hususu dikkate alınarak, öncelikle bu yüklerin kaldırılmasına ihtiyaç duyuyoruz. Orta vadede ise, AB ile aramızdaki AKÇT anlaşmasının revize edilerek, yüksek katma değerli ve yeni çelik ürünlerine yönelik yatırımlara teşvik desteği verilmesini mümkün kılacak bir yapının kurulmasına ihtiyaç duyuyoruz. Bu konudaki talebimiz, bir taraftan AKÇT’nin bu yardımlara imkân verecek şekilde revize edilmesi, diğer taraftan da Avrupa Birliği’nde son zamanlarda gündeme gelen hurda ve diğer hammaddelerin ihracatının sınırlandırılmasına yönelik eğilimlerin, en azından Türkiye gibi AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan, Gümrük Birliği anlaşması ile AB’ye piyasalarını açmış bulunan ülkelere ve ülkemize uygulanmamasının temin edilmesidir.” dedi.

Yorumlar / Yorum Ekleyin